Resmî kararlar
İstanbul ve Karlsruhe’den iki güçlü mesaj.
2027 Avrupa Oyunları
Oyunlar 16–27 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek. European Gymnastics, Parkour’u Freestyle ve Speed formatlarıyla açıkça programa dâhil ediyor; cimnastik ve Parkour yarışmalarının organizasyonu Türkiye Cimnastik Federasyonunun desteğiyle yürütülecek.
2029 Dünya Oyunları
19–29 Temmuz 2029 tarihlerinde Karlsruhe’de 36 spor ve 62 disiplinde yaklaşık 4.000 sporcunun yarışması bekleniyor. Parkour, kesinleşen programda Gymnastics başlığı altında yer alıyor.
Anlık başarı değil, devamlılık
Dünya Oyunları’nda üst üste üçüncü kez.
Birmingham girişti. Chengdu teyitti. Karlsruhe ise devamlılığın kanıtı olacak.
İlk kez
Parkour, Dünya Oyunları’nın resmî programında ilk kez yer aldı.
Devam
Parkour programdaki yerini korudu ve ikinci kez çok sporlu uluslararası organizasyon deneyimi kazandı.
Üçüncü kez
Yeniden programa alınması planlama güveni sağlarken sürdürülebilir sistem kurma sorumluluğunu da büyütüyor.
Avrupa boyutu
European Gymnastics, Parkour’u kendi organizasyon sisteminin görünür bir parçası hâline getiriyor.
Parkour’un artistik, ritmik, trambolin, akrobatik ve aerobik cimnastikle aynı programda anılması yalnızca yeni bir yarışma tarihi anlamına gelmiyor. Speed ve Freestyle; ulusal federasyonların, Millî Olimpiyat Komitelerinin ve organizatörlerin birlikte plan yaptığı kıtasal bir yapının içine yerleşiyor.
Bu durum baskıyı da fırsatı da büyütüyor: Ülkelerin anlaşılır seçme sistemlerine, eğitimli antrenör ve hakemlere, güvenli müsabaka formatlarına ve uzun vadeli sporcu gelişim modellerine ihtiyacı var. Uluslararası görünürlük, ancak günlük yapıyı güçlendirdiğinde gerçek değer kazanır.
Olimpik perspektif
Çok önemli bir adım; fakat otomatik bir bilet değil.
Avrupa Oyunları ve Dünya Oyunları, Olimpiyat Oyunları’ndan ayrı çok sporlu organizasyonlardır. Dolayısıyla bu programlara dâhil olmak Parkour’u otomatik olarak olimpik bir spor yapmaz. Ancak olimpik yol açısından gerekli tecrübeyi ve kanıtları üretir: uluslararası katılım, izlenebilir formatlar, güvenilir kurallar, medya ilgisi ve organizasyon olgunluğu.
Bu nedenle doğru cümle ‘Parkour yakında olimpik olacak’ değildir. Doğru cümle şudur: Parkour uluslararası güvenilirliğini artırıyor ve büyük bir çok sporlu organizasyonda kalıcı biçimde çalışabildiğini göstermek için yeni fırsatlar kazanıyor.
Parkour artık kapıyı çalmıyor; çok sporlu oyunların içinde kendine kalıcı bir yer açıyor.
Herr Karaca yorumu
Benim için bu gelişme hem büyük bir sevinç hem de büyük bir sorumluluk.
İstanbul ve Karlsruhe, kendi hikâyemin iki tarafına dokunuyor. Türkiye’de Parkour yapılanmasının, antrenör ve hakem eğitimlerinin ve millî takım sisteminin içinde çalışma fırsatı buldum. Almanya’da ise bugün sporun gelişimini yakından izliyor ve bu gelişime katkı sunuyorum. Şimdi bu iki şehrin böylesine önemli sahnelere dönüşmesi benim için ayrıca anlamlı.
Ancak asıl mesele sahnenin ne kadar büyük olduğu değil, bizlerin o sahneye kadar ne kurduğudur: açık ulusal müsabaka yolları, iyi yetişmiş antrenör ve hakemler, sorumlu sporcu desteği ve topluluklarla federasyonlar arasında gerçek bir bağ. Önümüzdeki yılları doğru kullanırsak İstanbul 2027 ve Karlsruhe 2029 yalnızca büyük organizasyonlar olmayacak; bir kuşağın dönüm noktası olabilecek.
Sahne kesinleşti. Şimdi çalışma zamanı.